Şey tanımlanamayan. Şey ruhun.. ve bütün zamanların en sıradan saçmalıklarına kulak asma zamanı… kötüyle kötü olabildikçe bu hayata tutunuyorsan,hayattan şikayet etmek bana oldukça makul gözüküyor.
Beslenmemiş bir bebek ağzı gibi, her seferinde yaşayamamanın travmasını atlatmak zor ve çekilmez oluyor. Sanat nerede peki… Sanat aşkın bir değer gibi içimizde yükseliyor. Bizi şeyleşmeden korumuyor belki ama kendi asla şeyleşmiyor.
Bu yüzden son dönemeçte yine sanata tutunmak kadar avam bir şey düşünemiyorum.
Gün gibi aşık olduğum zamanlar istiyorum evrenden ve aşık olunduğum. Ama bir tanrıya duyulabilecek bir aşk istiyorum. Belki de kavgamın bütün sahibi Tanrı’ya dönmeli artık. Ve biçimsiz bir güzelliğin tadını çıkarmak.
Sanat bugün Tanrı’ydı.