Kadın deneyimi.

Karaköy’de 3 kadın birlikte kahve içiyoruz. Aşkı konuşuyoruz, arzuyu konuşuyoruz. Tramvaya, otobüse, metroya; bir şeye binip gitmek toplasan 40 dakika alacak bir yerde, bir adam bir kadını altı parçaya bölüyor aynı anda. Kalplerimizin kırıklığından konuşuyoruz. İçimizden birinin yeni sevgilisi var. Çok mutlu olduğunu sanıyoruz. Adam kadını 6 parçaya bölüyor yarım saat mesafede, öncesinde de sevgilisini öldürmüş. Sandalyemizi değiştirmek zorunda olan garson bize frambuazlı tart ikram ediyor. Çok tatlı çocuk doğrusu. Yarım saatlik mesafede kadıncağızın kafası surlardan aşağı atılıyor. Sevgilisini 6 parçaya bölmemiş neyse ki… sadece birini. Tarihi bir restorana gidiyoruz. Her mimiğime gülüyor arkadaşlarımdan biri… gülmesine mutlu oluyoruz. Hep böyle gülmesini diliyoruz içimizden. Otobüsle gidilecek o yerde kadının kafası yerde annesi başında çığlık çığlığa… psikolojik olarak rahatsızmış adam. Yine! Sanki suçunu hafifletiyor bilinçaltımızda. Kötüymüş. Aman deliymiş. Ben deli birini tanımıyorum. Sorun yok kafam vücuduma bağlı kalacak. İyiyim. Başıma böyle bir şey gelmeyecek. Biliyorum.

Eve geldik uyku saatinde. Masal saatinde iki gencecik kadının ölümünü dinliyoruz. Kendi de intihar etmiş katilin. Emniyet de ‘intihar vakası araştırılıyor’ yazmış. Korkunç cinayet değilmiş gibi… iliklerime kadar donuyorum. O derece korkunç bir cinayet. İliklerime kadar tiksiniyorum, erkek fikrinden. İliklerime kadar korkuyorum. İçimden bir gün bir katille karşılaşırsam çığlık atabileceğim güçle hiç alakası olmayan bir parçam daha kopuyor. Hayatın içinde biraz daha sessizleşiyorum. Katille karşılaşsam çığlık atabilmek için dua ediyorum en azından. Sessizlik ruhumu ele geçirmesin diye.

Tanrı erkek olduğu için ondan bir şey istemem hoşuna gider. Ama ya psikolojisi bozuksa… olur ya akla ilk o geliyor.

Bu manyak ölmeseydi. Hapishanede bir iki errrrkekkk intikam alırdı bütün kadınlar adına. Söyleyecek söz yok. Sanki hayatımız bir senaryo gibi öyle değil mi? Sağlık bakanlığı da sezeryan doğum yapan kadınlar bebeğini öldürücü bir travma ile başbaşa bırakıyormuş gibi bir video yayınlamış. Eh biraz da sezeryan doğum yapan kadınlar üzülsün. Öyle kolay mı uyuşup karnına koca yarık açtırmak. Haddinizi bileceksiniz.

Yine de uyumak lazım diye artık yatma vakti. Bir kere daha kontrol ediyorum evimin demirli pencerelerini, kapılarını. Demiri bile 6 parçaya bölebilirler bu erkekler.

Alın size kadın deneyimi. Biraz öfke, yeterince korku ve sonsuz çaresizlik var içinde. Keşke şiirler hakkında, aşk hakkında, memelerimin yer çekimine yenik düşmesi hakkında yazsaydım.

Belki vapur bile gidiyordur. Şimdi köpüğü bile kurumuş olan o kafanın bulunduğu yere, ben kahvemin son yudumunu bile içtim.

Yorum bırakın