Ruhun sorunsalı

Şu günlerde şöyle bir şeyi fark ediyorum. Bir sanat eseri hayatımızı kurtarmalı diye düşünüyoruz. Ancak süreç ve sanatçı faktörünü hiç düşünmeden. Ayrıca sonsuz bağlam sürekli karmaşa ve akış yaratırken çaba kötüyü iyi etmekse büyük saçmalık.

Boyun eğmeyen insanlar Watteau tablolarında gibi bir sınır tanımaz zevk bahçesinde var olabilirler mi? Belki de çağdaş ya da güncel sanat(ne boksa işte) bu yüzden kendini hiç olmadığı kadar politik bir düzlemde ifade ediyor. Bir yandan da insanın yaşadığı varoluşsal, sosyal bulantıyı hiç anlamadan boktan yere ah o eskiler diyenler yok mu? Rönesansı bilmem neyi yere göğe sığdıramayanlar.

Bir insana önce kritik mekanizmasını yükleyip, aydınlanma ve modernizm ile gelen o şeyden bahis ediyorum, sonra yok be yeterince boyun eğmezsen al sana sanat diyemezsiniz.

Evet bugün sanat kendine duyduğun öfkeydi.

Korku

Hayattaki her şeyden korku duymaya başladıysanız,ve büyük ötekisini tatmin edemeyen küçük adamların ellerinde oyuncak olduysanız yapabileceğiniz hiç bir şey yok…. seri bir dönem ve çalışma azmi ile insanlardan tiksinmeye devam edin. Böylece korkularınız kat kat artacak ve sonsuz bir döngüde sanat varolacak.

Bugün sanat korkuydu.

Sorunlar Şükelası

İçine düştüğünüz bir sanat deneyimi yaşadınız mı? Bir problem kadar saçma ve anlamsız… Olaylar zinciri içinde bir karınca misali duyusal deneyimlerinizi paranteze alan, gerçekle yüzleştiğiniz bir anınız oluşmadı ise beyaz yakalı olmaya ne dersiniz.

Biliyor muydunuz, beyaz yakalı olmak sanattır. Büyük eserin işe yaramaz bir parçası olmak veya tanrının bedeninde bir ur misali… bir unsuru olmak sanat eserinin…hele de anneniz naif bir kadınsa işiniz yaş… Sanatta kolay gelsin sizlere!

Ben Neyim

Ben idealist değilim veya bir materyalist. Ne göklerde ne yerlerde ararım kendimi. Dün gece şunu düşünüyordum: İnsanın yaşamı kendisinde değilmiş, ötekindeymiş. Bebek annesiyle karşılaşmış ve kendini tanımamış mı ?

Annesinin gözlerinden kendine bakmayan hangi şey gerçek olabilir? Ya da babanın yumruğunu indirdiği an ile ötekini görmeyen nasıl… Unutmuyorum ki yasaya en çok inandığım an bu ilk andır. Ve sonra kirlenir insan ve özgürleşir.